MACARİSTAN

Kas
16

MACARİSTAN

MACARİSTAN
11.Ekim.2013  tarihinde   macaristan’a  gittim…izmir   adnan  menderes  hava  limanından   direkt  olarak  aktarmasız   travel  air   ile  2  saatte  Budapeşte  hava  limanına  gittik…Budapeşte   hava  limanı   umduğum  gibi  çıkmadı…oldukça  ufak…Bizim  samsun  havalimanı  bile  ondan  büyük….gümrük  ve  pasaport   işlemleri  hızlı…polisler  güler  yüzlü..Budapeşte  şehrini  tuna  nehri  2  ye  bölüyor.

batı  kısmında ki  BUDA   kısmı  dağlık  bir  alanda  kurulu   ve  burada  genellikle  zenginler  oturuyor..
doğu  kısmındaki  PEŞTE   kısmı  ise  tamamen  düzlük   bir  ova  içinde…zaten  havalimanıda  peşte  bölümünde…peşte de  genellikle  işyerleri  fazla..her  kesimden  insanlar  oturuyor..
peşte  daha  çok  Kadıköy  yakası , buda  ise  daha  çok   karaköy  yakasına  benziyor..

macar  para  pirimi  FORİNTİ …

ama  Euro da  geçiyor…dolar  ise  pek  geçerli  değil…

1  EURO = 290  FORİNTİ..( HUF )

ben  hiç   macar  parası  almadım…change   ofisine  hiç  uğramadım…çünkü  kredi  kartları  geçerli…
işportada  ise  kredi  kartları  geçmiyor…bu  durumda  EURO  verdiğinizde  kabul  ediyorlar.

Macaristan   bize  göre  oldukça  pahalı  bir  ülke..

ufak  bir  pet  şişe  su =  2  Euro
coca cola  =  yine  2  Euro
tuvalet  parası =  yine  2  Euro…

ufak  bir  pet  şişe  su  parası  ile  coca cola  ve  tuvalet  parasının  aynı  olması  bana  çok  ilginç  geldi..

macaristanda  yemek-içmek  pahalı…en  iyisi   Türkiyeden  gelirken  bavulunuza  yiyecek  getirmek…
bavuldaki  yiyecekler  tükendikçe  bavulda   boş  yer  açılıyor  ve  alacağınız  ufak  hediyelik  eşyalar  için  yer  temin  edilmiş  oluyor.

budapeşte   metrosu    , Londra  metrosu  ile  hemen hemen  aynı  tarihlerde  yapılmış  oldukça  eski  bir  metro…ama  Londra  metrosuna  göre  oldukça  ufak…4  hattı  var..budapeştede  her  yere  metro  ile  gitmek  mümkün.
araç  kiralamanıza  gerek  yok. metro  parasıda  çok  ucuz..
ayrıca  gelişmiş  tramvay  hattı  var  ve  bu  hatlarda  hem  yeni  hemde  eski  tramvaylar  gidiyor..tramvay  sürücülerinin ( vatman ) tamamına  yakını  kadındı..

Macarlar  İngilizce  biliyor  ve  konuşuyor..yani  iletişim  yönünden  pek  sorun  çıkmıyor…

sokaklar  pek  kalabalık  değildi…şehir  temiz ,  bakımlı  ve  tarihi   bir  şehir  idi..
belediye   otobüslerinin  istisnasız  hemen  hepsi   İKARUS   marka  idi.
40  bin  kişilik  bir  stad…lakin  bizimkilere  göre  biraz  bakımsız  ve eski.
şehirde   çok  sayıda  tarihi  bina  vardı.
parlemento  binası..güvenlik  yok…polis  yok…
kahramanlar  meydanı..burası  şehrin  tam  merkezi…meydanda   16  adet  büyük  heykel  var…heykeller  macaristanı  kuran   kişilere  ait..bir  kısmı  macar  generali..
hava  sıcaktı..tişört  üzerine  yelekle  idare  ettim.
haçapuri  ;  aslında  gürcistana   ait  özel  bir  pide..ama  budapeştede   kurnaz  bir  gürcü ;
haçapuri  dükkanı  açmış…herif  iyi  kazanıyordu..
Budapeşte’nin en geniş   ve lüks  caddelerinden biri olan Andrassy Caddesi’nden  geçerken…
parlemento  binası  karşıda..
budapeşteyi   tam  ortadan  bölen  tuna  nehri..aslında  buna  nehir  demek  yanlış…çünkü  İstanbul  boğazı  gibi  geniş  ve  büyük…  içinde  kocaman  gemiler  yüzüyor.eğer  bu  nehirse ,  bizim   dicle  ve  fırat  nehirleri  ;  nehir  DEĞİL ,  dere..

köprüyü  geçince  buda  kısmına  geliyorsunuz..burada  bir  önce  eski  bir  tünelden  geçmek  zorundasınız.
“Peşte” yakasından “Buda” yakasına  geçerek önce kale bölgesinde Balıkçılar Burcu, Matyas Kilisesi ve Kraliyet  Sarayı’n gördük.
adamlar   bu  turistik  bölgenin  bir  maketini  yapıp  koymuşlar..bu  şekilde   kuş  bakışı  nerde  olduğunuzu   ve  nereleri  gezmeniz  gerektiğini rahatlıkla  anlayabiliyorsunuz.keşke  bizde de  böyle  maketler  koysalar  diye  düşündüm.
budapeştede  “ATATÜRK  CADDESİ”

Budapeşte’de ATATÜRK CADDESİ..
Bütün dünya ona hayran…Hemen her ülkede Atamızın adını ya bir caddeye veya bir parka veriyorlar…Tüm dünya ATATÜRK gibi bir lidere sahip olduğumuz için bize imrenerek bakıyor , gıpta ediyor.
Ya biz
ATATÜRK adını unutturmak için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz…

şehri panoramik olarak görebileceğimiz   “Citadella” (Aziz Gellart) tepesinde  bulunan   askeri  toplar…

tuna  nehri..nehir mi   yoksa  boğaz mı   anlamadım..
Budapeşte’nin en geniş   ve lüks  caddelerinden biri olan Andrassy Caddesi
Budapeşte’nin en geniş   ve lüks  caddelerinden biri olan Andrassy Caddesi
caddenin  ortasında   bir  çeşme  ve  kurna  vardı…kurna  içinde  minik  serçelerin   neşe  içinde  banyo  yaptıklarını  görünce ,  dayanamayıp  fotoğraflarını  çektim.
Budapeşte’nin en geniş   ve lüks  caddelerinden biri olan Andrassy Caddesinde   bir  çeşme  ve  kurna  vardı…
kurna  içinde  minik  serçelerin   neşe  içinde  banyo  yaptıklarını  görünce ,  dayanamayıp  fotoğraflarını  çektim.
Minik  serçeler  hayatı  seviyor  ve  temiz  olmanın  önemini  bizden  daha  iyi  biliyor..
Kuş  kafası  deyip  geçmeyelim..
buda   bölümüne  girişteki  tarihi  tünel..400  sene  önce  yapılmış…macaristanın  ilk  tüneli..
buda  ve  peşteyi  biribirine  bağlayan  macaristanın  ilk  köprüsü..250 sene  önce  yapılmış..
BUDAPEŞTE’DE  GECE
Gece  tekne  turu  ile  Tuna  nehrini   gezdik…ışıklandırma  ve  lazer  gösterileri   müthişti.
geceleri  Budapeşte , bir  başka  güzel…mutlaka  gece de  gezilmeli..
gece  tuna  nehri  gezisi  soğuktu…mecburen  uzun  kollu  tişört  giymek  zorunda  kaldım.
2.  el  eşyaların  satıldığı  bit  pazarı…lakin  rağbet   pek  yok…
Budapeşte de   PRAKTİKER  de   vardı..
Budapeşte de  MEDİA  MARKET   de   vardı..
en  önemli  ve  büyük  süpermarket  zinciri   TESCO  idi…fiyatlar  Türkiyeye  göre  biraz  fazla  idi.kalite   biraz  daha  düşük  idi…
macaristanda  en  önemli  ve  büyük  süpermarket  zinciri   TESCO  idi…fiyatlar  Türkiyeye  göre  biraz  fazla  idi.kalite   biraz  daha  düşük  idi…
seyyar  satıcılarda vardı..
ESTERGON  KALESİ
günümüzde   Estergon  kalesi  yıkılmış…yerine  kocaman  bir  kilise   ve   manastır  yapılmış…hey gidi  gazi  osman  paşa   hey..
Osmanlı  Ordusu için stratejik önemi  olan Estergom Kalesi.macarlar   bizim  Estergon  kalesine  , Estergom Kalesi  diyor.
burda  kale  male  yok..kocaman  bir  kilise  ve   manastır  var.
adamlar    yukarıya  çıkmakta zorlanan  ziyaretçiler  için  özel  asansör  bile  yapmış.keşke  bizde de  bu  tip  asansörler  çok  olsa  diye  düşündüm.
girişte   bizi “osman  marşı” nı  Türkçe   olarak  çalıp  seslendiren   modern  bir  dilenci  karşıladı…adama   bozuk  para  verenler  oldu….bende  eski  kuruşlar  vardı…  onları  çaktırmadan  kakaladım.
kilisenin  içi  çok  büyüktü  ve    pazar  günü  olduğu  için  dini  ayin  yapılıyordu..rağbet  fazlaydı.
vaktiyle  bir  zamanlar   bu  bahçede  çok  kanlı  savaşlar  olmuş..gazi  osman  paşa  , bütün  askerleri  ile  bu  bahçede  şehit  olmuş..hepsinin  aziz  ruhlarına  dua  ettim…
VİSEGRAD – SZENTENDRE

MACARİSTANDA  MEZARLIK

Szentendre’de Budapeşte’ye özgü el işleri ve hediyelik  eşyalardan alışveriş  yapılan  bir  çok dükkan  var.2  uyanık  Türk te  buraya  yerleşmiş  ve   dükkan  açmış…çevresindeki   dükkanlara  göre  az  bir  indirim  yapmak  suretiyle  malı  götürüyor…iyi  kazanıyor.
kağıttan   gemi yapıp  biribirine  ekleyen  insanlar  vardı..siyasi  bir  gösteri  olduğunu  söylediler..amaçları  ne  idi   anlayamadım..
benzinlikleri  sade  ve  gösterişsiz  idi..ayrıca  benzinliklerdeki  tuvaletler  paralı  idi…Türkiyedeki  benzinliklere  ve  benzinliklerdeki  tuvaletlerin  konforluğundan  çok  uzaktaydı…
Sovyet  döneminden  kalma   yığma  beton  çirkin  binalarda  vardı.
kaldığımız  hotel
macar  çorbasıGULAŞ ÇORBASI500 gr yağsız dana eti (kuşbaşı doğranmış)
1+1/2 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
2 çorba kaşığı fazla acı olmayan kırmızı biber
60 gr (4 çorba kaşığı) tereyağı
2 orta boy soğan (ince doğranmış)
1 çay kaşığı kimyon
1 diş sarımsak (dövülmüş)
2 çorba kaşığı un
125 gr (6+1/2 su bardağı) et suyu
2 büyük patates (kabukları soyulup küp biçiminde doğranmış)
400 gr domates (kabukları soyulup kuşbaşı doğranmış)Bir tabakta 1 tatlı kaşığı tuz, karabiber ve kırmızı biberi karıştırıp, etleri içinde yuvarlayarak bir kenara bırakınız.
Büyük bir tencerede yağı orta ateşte eritiniz. Yağ kızınca etleri ekleyip 5 dakika, etlerin her yanı hafif pembe olana kadar kızartınız. Soğanları katıp arasıra karıştırarak 5 dakika daha pişirdikten sonra, kimyon, sarımsak, kalan 1/2 tatlı kaşığı tuz ve unu ekleyerek iyice yedirene kadar karıştırınız. Yemeği devamlı karıştırarak 1 dakika pişiriniz.
Et suyunu ekleyip harlı ateşte kaynatınız. Kaynayınca ateşin altını kısıp 2 saat, yavaş yavaş pişiriniz. Suyunu çektiyse patatesleri ve domatesleri biraz daha suyla ekleyip, 1 saat daha, etler ve patatesler yumuşak olana kadar pişiriniz.
Tencereyi ateşten alıp, çorbayı ısıtılmış bir çorba kasesine boşaltarak hemen servis ediniz.

BUDAPEŞTE DE  ikea  DA VAR

BUDAPEŞTE DE  METRO  da  VAR
YÖN  VE  MESAFE TABELALARI  DÜZENLİ  İDİ.
VİSAGRAD

Hakkında: drumith