Ürgüp, Göreme, Avanos, Uçhisar, Ihlara Vadisi,Derinkuyu Yeraltı Şehri (Nevşehir)

Ağu
07

Ürgüp, Göreme, Avanos, Uçhisar, Ihlara Vadisi,Derinkuyu Yeraltı Şehri (Nevşehir)

8-9 Eylül 2012 tarihinde hafta sonu gezisi olarak yaptığımız, Nevşehir ilinde yer alan Ürgüp- Göreme, Avanos, Uçhisar kalesi, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Derinkuyu Yeraltı Şehri ve Ihlara Vadisini kapsayan gezi yazıma başlıyorum …

Booking.com dan 8-9 Eylül 2012 tarihinde hafta sonu için Göremedeki Canyon View Hotelde 2 gecelik oda kiraladım. Seçtiğim oda kayanın içine oyulmuştur ve doğal taş duvarlara sahipti. Çevresindeki panoramik manzarayı izleyebileceğiniz bir terası vardı. Özellikle 9 Eylül 2012 sabahı Balonların görsel şöleninin seyri için teras oldukça uygun bir yerdi..

Canyon View Hotel'deki Odamız

Otel

Ankara’dan 8 Eylül 2012 sabahı arabamızla eşim Esra ile birlikte yola çıktık. Arabayla Göremedeki otelimize gelip yerleştik.. Oradan açık hava müzesini görmeye gittik.

IMG_2294 Göreme Açık Hava Müzesi_2256

 

Göreme:

Kapadokya bölgesinin en önemli özelliği; Erciyes Dağı ve Hasan Dağı tüflerinin, rüzgâr ve su aşınması sonucunda oluşan olağanüstü kaya şekilleri ve kışın ılık, yazın serin olan ve bu nedenle her mevsim için uygun iç iklim koşulları taşıyan kayaya oyma mekanlardır. Göreme de bu bölgenin en önemli merkezlerinden birisidir.

Göreme Beldesi, Nevşehir’e 10 km. uzaklıkta yer almakta olup Nevşehir Ürgüp Avanos üçgeni arasında çevresi vadilerle çevrili bir bölgede yer almaktadır. 2000 nüfuslu bir beldedir. Kaya oymasından otellerin bulunduğu, Balon seyehatinin merkezi konumunda bir merkezdir.

Bölge Kalkolitik dönemden buyana devamlı yerleşim alanı olmuştur. Hititler, Asur, Kaloniler, Frig, Tabal, Med, Pars, İskender Sultası, Selevkus, Bizans, Selçuk, Karamanlı ve Osmanlı dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılmaktadır. Göreme’nin eski adları, Korama, Matiana, Maccan ve Avcılar’dır. Orta çağın başlarında, Hıristiyanlar için önemli bir dini merkez olan Göreme, 11 ve 13. yüzyılda bir başpiskoposluk merkezi durumundadır. Göreme, özellikle 7–13. yüzyıllar arasında baskılarından kaçan Hıristiyanların yerleşmesiyle Hıristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir. Volkanik tüflerden oluşan peri bacaları ile birlikte yüzyılların birikiminin buluştuğu bu doğal ve kültürel miras, Dünya Miras Listesine girmiştir.

Göreme _2481

Göreme 8 Eylül 2012 Gecesi

Göreme _2439

Göremedeki otelimizde 9 Eylül 2012 sabahı sabah 6 gibi balonlardan çıkan sesler ile uyandım. Odanın terasına çıktığımda aşağıda yer alan tablo ile karşılaştım.. muhteşem bir görüntüydü..

Göremede Gökyüzündeki Balonlar Yerden Havalanırken

Göremede Gökyüzündeki Balonlar Yerden Havalanırken

Göremede Gökyüzündeki Balonlar Yerden Havalanırken

Göremede Gökyüzündeki Balonlar Yerden Havalanırken

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

Göremede Gökyüzündeki Balon Üstümüzden Geçerken

Göremede Gökyüzündeki Balon Üstümüzden Geçerken

Göremede Balon Havalanırken

Göremede Balon Havalanırken

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

Göremede Gökyüzündeki Balonlar

 

Göreme Açık Hava Müzesi:

Göreme Açık Hava Müzesi’ görülmeye değer bir yerdir. Açık hava müzesinde çok sayıda kilise ile keşiş yemekhaneleri, mezar odaları, kiler vb, müze alanında 7. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar kilise mimarisinin örnekleri bulunmaktadır.Yörede Hıristiyanlık öncesi dönemden kalan kayalar üzerinde mezar odaları bulunmaktadır.

Göreme Açık Hava Müzesinde görülmesi gereken yapılar; Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise bulunmaktadır. Ayrıca Kiler, Mutfak ve Yemekhane gibi yapılar da bulunmaktadır.

2.yüzyılın sonlarında Kapadokya’da çok sayıda Hıristiyan toplumu bulunmakta idi. Bu devire ait iki psikoposluk bölgesi bilinmektedir. Bunlardan biri bölgede uzun süre Hıristiyanların merkezi olacak olan Kayseri, diğeride Malatya idi. 3. yüzyılda kuvvetli şahsiyete sahip rahipler bölgeyi dini düşünce ve yaşantının bir merkezi haline getirdiler. 4. yüzyılda Kapadokya üç büyük azizin (Kayseri Psikoposu Büyük Basil, kardeşi Nyssakı Gregory ve Nazianuslu Gregor) memleketi olarak bilinirdi. Bütün Hıristiyanlık fikirleri bu hocalar tarafından birleştirilerek yeni bir şekil verilmiştir. Basil’in davranış ve doktirinleri bugün bile Hıristiyan toplumları için önemlidir. Örneğin kıtlık zamanlarında tek parça ekmeği olan bir Hıristiyana, o ekmeği ikiye bölüp yarısını karnı aç birisine vermesini ve kendisini Allah’ın himayesine bırakmasını söylemiştir. Basil çok sofu bir hayatı tercih etmemiş, köy ve kasabalardan yeteri kadar uzakta toplumların manevi sığınak yeri olarak küçük yerleşim yerleri kurmuştur. Basil in Kapadokya kiliselerinde yapmış olduğu önemli bir reform cemaatle dua usülünü yeniden kurmasıdır. Bugünkü Göreme Açık Hava Müzesi bu eğitim sisteminin başlatıldığı yerdir…

Aziz Basil Şapeli: Göreme Açık Hava Müzesi’nin grişinde yeralmaktadır. Sütünlarla ayrılan nartekste mezar çukurları bulunmaktadır. Nef enine basik tonozlu, dirtdörtgen planlı ve üç apsislidir. Kilise 11. yüzyıla tarihlenmektedir.

Elmalı Kilise: Dokuz kubbeli, dört sütunlu kapalı yunan haçı planlı, üç apislidir. Asıl girişi güney yönünde olan kiliseye kuzeyden açılan bir tünel vasıtasıyla birilebilmektedir. Kilise 11. yüzyılın ortası 12. yüzyılın başına tarihlenmektedir.

Aziz Barbara Şapeli: Elmalı Kilisenin bulunduğu laya blokunun arkasındadır. Haç planlı iki sütunlu merkezi kubbeli doğu haç kolu ve doğudaki iki köşe mekanı kubbelidir. Kilise 11. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.

Göreme Açık Hava Müzesi

Göreme Açık Hava Müzesi

Göreme Açık Hava Müzesi Girişi

Göreme Açık Hava Müzesi Girişi

Göreme Açık Hava Müzesi_2169 Göreme Açık Hava Müzesi_2175 Göreme Açık Hava Müzesi_2172 Göreme Açık Hava Müzesi_2133 Göreme Açık Hava Müzesi_2123 Göreme Açık Hava Müzesi_2163 Göreme Açık Hava Müzesi_2165 Göreme Açık Hava Müzesi_2147

Göreme Açık Hava Müzesi_2175 Göreme Açık Hava Müzesi_2178 Göreme Açık Hava Müzesi_2180 Göreme Açık Hava Müzesi_2184

Göreme Açık Hava Müzesi_2197 Göreme Açık Hava Müzesi_2199 Göreme Açık Hava Müzesi_2212 Göreme Açık Hava Müzesi_2210 Göreme Açık Hava Müzesi_2196

Uçhisar Kalesinden

Uçhisar Kalesinden

Göreme Açık Hava Müzesi_2191 Göreme Açık Hava Müzesi_2214 Göreme Açık Hava Müzesi_2216 Göreme Açık Hava Müzesi_2217 Göreme Açık Hava Müzesi_2218 Göreme Açık Hava Müzesi_2220 Göreme Açık Hava Müzesi_2221 Göreme Açık Hava Müzesi_2233 Göreme Açık Hava Müzesi_2234 Göreme Açık Hava Müzesi_2244 Göreme Açık Hava Müzesi_2245 Göreme Açık Hava Müzesi_2247

 

 

Uçhisar Kalesi:

Uçhisar Kalesi, Nevşehir Göreme karayolu üzerinde Nevşehire 7 km uzaklıktadır. Bölgenin en yüksek noktasıdır. Kapadokya’nın her yerinden görülen en büyük ve en güzel peri bacasıdır. Kalenin zirvesi Kapadokya’nın kuş bakışı görüleceği tek yerdir. Güvercinlik Vadisi’nden, Avanos’a doğru tüm vadiler, Ortahisar Kalesi, Göreme Beldesi, Göreme Açıkhava Müzesi, Kılıçlar Vadisi, Kızılçukur, Güllüdere, Çavuşin, Boztepe, Aktepe, Avanos Uçhisar kalesinden görülebilmektedir. Uçhisar Kalesi, birbirine bitişik iki sivri peribacasından oluşmaktadır. Halk arasında büyüğüne “Ağanın Kalesi”, küçüğüne “Çavuşun Kalesi” denilmektedir. Kale güneyden 50 metreyi, kuzeyden 100 metreyi aşan yapısıyla bir gökdelene benzemektedir.
Kalenin zirvesinde çok sayıda oyma küp, oyma mezar ve büyük sarnıç bulunmaktadır. Kaleden kuzeye doğru aşağılara bakınca Cevizli peribacalarını, batıda Nevşehir’i ve Oylu Dağı’nı, kalenin hemen önünde yeni Uçhisar’ı, güneybatıda uzaklarda Hasan Dağı zirvesini görebilirsiniz.
Roma döneminden buyana çok sayıda oda, ev, sığınak, depo, sarnıç, mezar, mahsen oyularak yapılmıştır. Arap akınlarına karşı önemli bir savunma noktası olmuştur. Hem bir gözetleme kalesi hem de savunma kalesi olarak kullanılan Uçhisar Kalesi, Selçuklu ve Beylikler döneminde de önemini korumuştur (12.-14. yy.). Genellikle beyliklerin sınır bölgesi konumunda olan kale, Selçuklular’ın doğu sınırı, Kadı Burhanettin Beyliği’nin batı sınırı, Karamanoğulları’nın doğu sınırı halindeki konumundan ötürü “Uçhisar” adıyla anılmaya başlamıştır.

Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi

 

Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesinden

Uçhisar Kalesinden

Uçhisar Kalesinden

Uçhisar Kalesinden

Uçhisar Kalesinden

Uçhisar Kalesinden

 

 

Avanos:

Avanos, Nevşehir İline bağlı güzel bir ilçedir. Nevşehir’in 18 km kuzeyindedir. Tamanosun tarihi m.ö. 2000 li yılara kadar gitmektedir. Hititler döneminde zuwinasa veya nenassa olduğu varsayılan adları, yunan ve roma dönemlerinde venessa adını almıştır. Bizans döneminde de adı vanotedir. Selçuklu türkleriyle birlikte selçuk ordusu kumandanlarından evranos bey’in adını aldığı öne sürülmektedir. Evranos adı osmanlı döneminde de avanos olarak değişerek günümüze kadar uzanmaktadır. Avanos çömlekçilik ve şarapçılıkla ünlüdür. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım geleneği Hititlerden beri devam etmektedir. Avanos’un dağlarından ve Kızılırmak’ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir, yoğurularak çamur haline getirilir. Ayakla döndürülen çark adı verilen tezgah üzerindeki yoğurulan çamurun şekil verilmesiyle çanak yapılmış olur. Çanaklar önce güneşte, daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 – 1200 derece arası sıcaklıkta pişirilerek kullanıma hazır hale getirilir. Daha sonra boyanarak satışa sunulur.

Kapadokya vadisine gelmişken Avanos’a gelmemek olmazdı.. Avanos’a gelip arabamızı park ettikten sonra nehir boyunca yürüyüş yaptık.  Kızılırmak Nehri üzerinde yer alan köprü fotoğraf çektirmek için en çok tercih edilen yerdir. Köprü 1973 yılında yapılmış, 1994 yılında onarımdan geçmiştir. Boyu 180 metre olan köprünün eni 2,30 metredir. Köprü yürürken, rüzgarda ahenkli olarak sallanmaktadır..

Venedikteki gondolların bir benzeri Avanos da yer almaktadır. Köprüden gondolları fotoğrafladık.. Köprüden karşıya geçip parkta dinlendikten sonra yolumuz uzun diyerek tekrar arabamıza binerek yola koyulduk..

Fotoğraflarımızdan birkaçı..

Avanos Kızılırmak Nehri

Avanos Kızılırmak Nehri

Avanos_2374 Avanos_2392 Avanos_2436 Avanos_2437

Çavuşin Seramk Atölyesi:

IMG_2366 IMG_2363 IMG_2361 IMG_2358

 

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kapadokya’daki yeraltı şehirleri yumuşak tüfün oyulmasıyla oluşturulmuştur. Bu şehirlerin yapılış amacı daha çok tehlike anında halkın geçici olarak sığınmasın sağlamaktır. Yeraltı şehirleri aynı zamanda yörede bulunan hemen hemen her evle gizli geçitlerle bağlantılıdır. Yeraltı şehirlerinde havalandırma delikleri, katlar arasında haberleşmeyi sağlayacak sistem ve savunma amaçlı sürgü taşları vardır. Kaymaklı Yeraltı Şehri’nin 4 katı açığa çıkarılmıştır. 1964 yılında ziyarete açılan yeraltı şehri’nin halen bir bölümü gezilebilmektedir.

 

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri

 

Derinkuyu Yeraltı Şehri:

Derinkuyu Yeraltı Şehri Nevşehir Niğde karayolu üzerinde Nevşehir’e 29 km uzaklıktadır. Kapadokya’da 36 yeraltı şehirlerinden en büyük yeraltı şehri olan Derinkuyu 1967 yılında turizme açılmış olup, 8 katlıdır.

Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin derinliği yaklaşık 85 m.’dir. Yeraltı şehrinde ahır, kiler, yemekhane, kilise, şaraphane, uyuma ve dinlenme birimleri ve mezar odası bulunmaktadır. Uzun tünellerde savunma amaçlı yuvarlak taştan kapılar yeralmaktadır. 2. katta misyonerler okulu bulunmaktadır. Okulun tavanı yeraltı şehirlerinde pek rastlanmayan beşik tonoz ile örtülüdür. Salonun solunda çalışma odaları yer almaktadır. Yeraltı şehrinin 3. ve 4. katlarından sonra merdivenle doğrudan doğruya derinlemesine inilmekte ve alt katta bulunan haç planlı kiliseye ulaşılmaktadır. Yer altı şehrinde yeryüzü ile bağlantısı bulunan 55m. derinliğindeki havalandırma bacası bulunmaktadır. Bu baca ayrıca su kuyusu olarak da kullanılmaktadır. Gidiş ve dönüş istikameti mavi kırmızı renkleki oklarla işaretlenmiştir. Binlerce kişinin barınma, yeme-içme, ibadet, savunma ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde olan yeraltı şehrinin 8 katı temizlenerek ziyarete açılmıştır. Halen Yer altı şehrinin yüzde onu gezilebilmektedir. Diğer kısımları ziyaretçilere kapalıdır.

Hititlerle, hatta bazı kaynaklara göre Hititler öncesinde başlayan, Roma ve özellikle de Bizans dönemlerinde kullanılmaya devam eden Kapadokya bölgesi yer altı şehirlerinin en yaygın kullanımı Bizans döneminde olmuştur. Hıristiyanlığın yayılma döneminde savunma ve saklanma amacıyla da kullanılmış.

Şu an 8 katı açık olan yeraltı şehrinde yerleşim ayrıntılı olarak şu şekildedir.
Derinkuyu yeraltı şehrinin birinci katında ahır, şaraphane, misyoner okulu ve vaftizhane bulunmaktadır. Birinci kat girişin de bulunduğu en üst kat olup, M.ö.2.000 yıllarına kadar geçmişi bulunmaktadır. Yeraltı şehrinin ikinci katının gezilebilen bölümlerinde, oturma odası olarak kullanılan mekanlar, günümüzde yeraltı şehrinin girişi olarak kullanılan bölüm, mutfak, mutfakla alakalı birimler, şaraphane, erzak depoları ve mutfağın devamında ahır olarak kullanıldığı belirtilen bir bölüm bulunmaktadır. Yeraltı şehrinin üçüncü katını yeraltı şehrinin tüm katlarına inen bir havalandırma bacası oluşturmaktadır. Ayrıca üçüncü katta bulunan bir tünelin 9 km. uzakta bulunan Kaymaklı yeraltı şehrine bağlandığı söylenmektedir. Yeraltı şehrinin dördüncü katında oturma-yatma odaları ve erzak depoları bulunmaktadır.
Yeraltı şehrinin beşinci katında, üçüncü kattan gelen tünelin sonlandığı sahanlık, havalandırma bacası, havalandırma bacasının devamında birbiriyle bağlantı odalar ve besinci katı yedinci kata bağlayan tünelin başlangıcı bulunmaktadır.
Altıncı kat, besinci katı yedinci kata bağlayan bir tünelden ibarettir. Tünel üzerinde ikisi kapı odası, üçü ise tünel kontrolünün yapıldığı birer güvenlik noktası bulumaktadır. Yedinci katta toplantı salonu, mezar odası, kilise, kilisenin devamında bir salon ve su kuyusu bulunmaktadır. Yedinci kat yeraltı şehrinin en geniş bölgesidir. Derinkuyu yeraltı şehrinin sekizinci katı, içerisinde bir havalandırma bacası olan, küçük bir odacıktan ibarettir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri içi

Derinkuyu Yeraltı Şehri içi

Derinkuyu Yeraltı Şehri içi

Derinkuyu Yeraltı Şehri içi

Derinkuyu Yeraltı Şehri içi

Derinkuyu Yeraltı Şehri içi

 

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Ihlara Vadisi;

Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi, Ihlara Beldesi’nde ve Hasan Dağı’nın Kuzeydoğusundadır. Aksaray’a 40 km, Güzelyurt ise 7 km mesafede yeralmaktadır. Vadi 14 km. uzunluğundadır. Volkanik Hasan Dağı’ndan püsküren bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğumasıyla ortaya çıkan çatlaklar ve çökmeler sonucunda oluşmuştur. Dünyanın ikinci büyük kanyonudur. Ancak içinde insanın yaşadığı en büyük kanyondur.

Vadiden Melendiz Nehri geçmektedir. Vadiye gelen ziyaretçilerin iniş ve çıkışlarını sağlayan toplam 382 basamaktan oluşan merdiven ile inilmektedir. Merdivenlerin oldukça yorucu olduğunu söyleyebilirim.. Öğle vaktinde sıcakta inmeyin.. 🙂

Ihlara Vadisinin eski adı “Peristrama” dır. İlk Hıristiyanlar vadinin yamaçlarında oluşan tüfleri oyarak, kilise, manastır, barınak ve mezar yapmışlardır. Ihlara Vadisi’nin doğal oluşumu, dışarıya karşı korunaklı yapısı, burayı Hıristiyan dininin önemli merkezlerinden biri haline getirmiştir. 4. yüzyıldan itibaren önemli bir manastır merkezi haline gelmiştir. en Ihlara Vadisi’nde, yapıldığı döneminin resim sanatı özelliklerini barındıran pek çok kilise bulunmaktadır. Sümbüllü, Yılanlı, Kokar, Ağaçaltı, Pürenliseki, Eğritaş, Kırkdamaltı, Bahattin Samanlığı kilisileri bunlardan bazılarıdır.

Ihlara Vadisini gezmeniz için ayrı ayrı kapılar bulunmaktadır. En uygunu otoparkınında bulunduğu Vadi Başı gişesidir. Biz bu gişeyi tercih ettik. İsteyenler Ihlara Beldesi ğişesinide kullanabilir. Belde ğişesinden Vadiye girenler Sağ tarafta Kemer Kilisesi, Eğritaş Kilisesi, sol taraftaki Kokar Kilise, Pürenli Seki Kilisesi, Ağaçaltı Kilisesi ve sağ tarafta yer alan Karanlık Kale Kilisesini gördükten, 3.250 metrelik yürüyüşten sonra Vadi Başı gişesine ulaşıyorsunuz. Baştada belirttiğim gibi biz Vadi Başı gişesini tercih ettik.. Merdivenleri indikten sonra Sümbüllü Kilise, Yılanlı Kilise, Eski Baca Kilisesi, Kırkdamaltı Kilisesini, Karagedik Kilisesini gezerek 3.750 metrelik parkuru geçerek Belisırma kapısına ulaştık. Dönüşte 1.250. metrede yer alan çay bahçesinde 45 dakika kadar mola verdik..Ankaraya yolumuz daha uzun diyerek fazla oyalanmadan Vadibaşı gişesine geri dönüp Ankara’ya doğru yola koyulduk…

Ihlara Vadisi girişinde ve Vadi içinde çektiğimiz fotoğraflarımız..

 

 

Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi Planı

Ihlara Vadisi Girişi_2929

Ihlara Vadisi Gişe Girişi

Ihlara Vadisi Yukarıdan Fotoğrafı

Ihlara Vadisi Yukarıdan Fotoğrafı

Ihlara Vadisi Merdivenleri

Ihlara Vadisi Merdivenleri

Ihlara Vadisi_2763

Ihlara Vadisi girişindeki Tabela.. Biz sol taraftaki parkuru tercih ettik..

Ihlara Vadisi_2765

Köprü 🙂

Ihlara Vadisi_2768 Sümbüllü Kilise

Ihlara Vadisi Sümbüllü Kilise içi

Ihlara Vadisi_2767

Sümbüllü Kilise

Ihlara Vadisi_2792

Çay Bahçesi

Çay Bahçesi

Çay Bahçesi

Çay Bahçesi

Çay Bahçesi

Çay Bahçesi

Ihlara Vadisi_2874 Ihlara Vadisi_2923

Ihlara Vadisi Belirsırma Kapısı

Ihlara Vadisi Belirsırma Kapısı

Ihlara Vadisi Belirsırma girişinde 3,5 km yazısı

Ihlara Vadisi Belirsırma girişinde 3,5 km yazısı

 

Ürgüp, Göreme, Avanos, Uçhisar Kalesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Ihlara Vadisi gezi yazım burada sonlanıyor.. Bir başka gezi yazımda buluşmak dileğiyle..

Dr.Levent GÖÇMEN

 

 

 

 

 

Hakkında: Levent Göçmen

1976 İzmir doğumlu. Doktor. İzmir'de yaşıyor.

1 yorum

  • Adnan TAŞDEMİR
    Tem 3, 2016 @ 11:10 am

    Levent bey benim memleketi benden iyi gezmişin maşallah…

    Cevapla

Yorum bırak

*